14 Aralık 2007 Cuma
12 Kasım 2007 Pazartesi
SANATÇININ DÜNYASI
Sanat; insanın iç dünyasını, özgürce ve özgünce açığa vurmasıdır.Duygularını; renklere, şekillere, kağıda, müziğe, taşa, toprağa... vb. sayılamayacak çok şeye, sayılamayacak kadar çok çeşitlilikle sunması, paylaşmasıdır.
Bazen, kendi bile anlayamadığı, farkında olmadığı bilinçaltı dünyasından gelen ilhamları yansıtır sanatçı. Bazen, bir taş, bir yağmur damlası, bir histen alır ilhamını...
Bazen, yüreğini yakan, ağlatan, canını acıtandır eserinin anlamı.
Sanatçı ve kullandığı malzeme; birbirine mecbur iki aşık gibidir. Güçlü bir aşktır aralarındaki...Olmazsa olmaz bir beraberlikten, her buluşmada farklı bir meyveyi oluşturmaktır.
Ve paylaşmaktır meyveyi; değerini bilen, anlayan yüreklerle. Aşkını, yaşanan tatlı sürecin sonunda, ortaya çıkan eseri sunmanın zevkini bilendir sanatçı.
Salt beğenilme değildir amacı; paylaşmış olmanın verdiği hafiflik, üretim aşamasındaki hazdır, Onu bu aleme çeken.
Funda ATABEK
24 Ekim 2007 Çarşamba
yalancı beyaz
Kendimizi kaptırdığımız; yalancı dünyamızda,
Kara bir deliğe sürüklenir gibi,
Bir oraya, bir buraya sürüklenirken.
Kendini zeki sanan bir avuç soytarı,
Hayatımızı, avuçları arasında büzerken,
Dost sandıklarımız, bugün yanında,
Yarın hayalken.
Mutluluğa bir adım kaldı
Ha gayret derken.
Son gücünü de, ona ulaşmak için harcarken.
Bir bakmışsın başa dönmüşsün.
Sorunlar bir buzdağı,
Görüneni aştıkça, daha büyüğüne çarpıyorsun.
Kan, revan içide darmadağın.
Öğreniyorsun yavaş yavaş,
O dev buz kütlesinden haz almayı...
İşte; mutluluk sanılan şey.
Sen ki; yalancı beyazdan mutlu ol.
Ben son buz kütlesine dek savaşmaya devam edeceğim.
Tuba Sapan